YEREL KAYNAKLARIMIZA SAHİP ÇIKIP KORUMAMIZ GEREKTİĞİNİ, TOPLUMUMUZA KOPAN SU BORULARI BİR KEZ DAHA HATIRLATMIŞTIR

YEREL KAYNAKLARIMIZA SAHİP ÇIKIP KORUMAMIZ GEREKTİĞİNİ, TOPLUMUMUZA KOPAN SU BORULARI BİR KEZ DAHA HATIRLATMIŞTIR

HABER TARİHİ: 09 Ağustos 2020
134 Kişi okudu

Yerbilim Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu tarafından yapılan yazılı açıklamada ”yerel kaynaklarımıza sahip çıkıp korumamız gerektiğini, toplumumuza kopan su boruları bir kez daha hatırlatmıştır” denildi.

Yapılan yazılı açıklamanın tam metni aşağıda ki gibidir;

2006 yılında fizibilite çalışmaları ile başlayan su temin projesi, 2015 de suyun adamıza akması ile sonuçlanmıştır. Sulama suyu alt yapısı bitirilemediği için tam kapasite ile çalışamayan proje sayesinde, ülkemize yaklaşık 200 milyon metre küp su aktarılmış, aktarılan suyun tamamı ise içme suyu olarak kullanılmıştır.

Süreç içerisinde imzalanan protokoller de yeterli siyasi iradenin gösterilememesi toplumumuzu tüketici, idarecilerimizi ise projeye seyirci konumuna getirmiştir.

Boru hattında ki olası bir arızaya karşı önceden hazırlık yapılmamış olması, arızanın onarılmasına geç başlanmasına neden olmuştur. Yaklaşık 7 aydır deniz geçişindeki boruların kopuk olması, barajdaki suyu bitme noktasına getirmiştir. Su temin projesinin yeraltı suyu kaynaklarımıza tek alternatif olarak gösterilmesi ise süreç içerisinde stratejik bir hata olduğu net olarak ortaya çıkmıştır. Yapılması gereken ise deniz suyu arıtma ve arıtma suyu tesisleri vasıtasıyla kaynakların çeşitlendirmesidir.

Barajdaki suyun yetersiz kalması durumunda ise susuz kalacağız gibi söylemler doğru değildir. Bunun gerçekleşmesi durumunda eskiden olduğu gibi yeniden tamamen yerel kaynaklarımızı kullanmaya başlayacağız. Bu gelişmeler umarız toplumumuza yerel kaynaklarımıza sahip çıkması gerektiğini bir kez daha hatırlatmıştır.

Su temin projesi sayesinde yeraltı suyu kaynaklarımızdan en az projeden kullandığımız su miktarı kadar daha az su kullanmamız gerekmekteydi. Geçen beş yılda, ülkemizde su ile entegre bir tarım politikasının oluşturulamayışı, kuyu ruhsatlarında bilim ve ihtiyaçtan çok partizanlığın dikkate alınması, belediyelerin Türkiye’den gelen su ile birlikte yerel kaynakları biraz azalsa da halen kullanmaya devam etmesi, tasarrufu toplum olarak beceremememiz, denetimi ise devlet olarak yapamamamız sonucunda odamız olarak inancımız odur ki yer altı suyu kaynaklarımızda olumlu bir değişim gerçekleşmemiştir.

Diğer taraftan 2018 de dönemin yetkilileri tarafından temeli atılan ve iki yıl içerisinde tamamlanacağı sözü verilen Güzelyurt ovasına sulama suyu taşıyacak 5700 metre uzunluğundaki tünel projesinin ne yazık ki halen yarısı bile tamamlanamamıştır. Tünelin tamamlanamamış olması su temin projesinin 75 milyon metre küp olan tam kapasite ile görev yapamamasına neden olmaktadır. Tünel kazısında bu süratle ilerlenmesi durumunda Güzelyurt Ovasına suyun ulaştırılması 2023 yılından önce gerçekleşemeyecektir. Bunun sonucu olarak tuzlanan adanın en büyük yeraltı suyu kaynağından, tarım maksatlı çekim yapmaya devam edilecektir.

Odamız olarak yetkililerimizden beklentimiz toplumumuzun faydasına olduğuna inandığımız görüş ve önerilerimizi dikkate almalarıdır.

Ayni zamanda yetkililerden talebimiz proje öncesi ve bugün için akiferlerimiz de ne kadar suyumuz olduğunu açıklamalarıdır?

Oğuz Vadilili

Başkan

KTMMOB Yerbilim Mühendisleri Odası



ÜYE GİRİŞİ